Nafakanın Kaldırılması Davası

Nafakanın Kaldırılması Davası

Boşanma sürecinde hükmedilen nafaka türleri, çoğu zaman taraflar arasında uzun yıllar sürecek yeni bir hukuki ilişkinin başlangıcını oluşturur. Fakat hayatın doğal seyri içinde ekonomik durumlar, sosyal çevre ve bireysel yükümlülükler farklılık gösterebilir. Bu değişiklikler zamanla, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü azaltabileceği gibi, nafaka alacaklısının artık bu desteğe ihtiyacı kalmadığı bir duruma da yol açabilir. İşte bu aşamada, hukuki çerçevede başvurulabilecek işlem nafakanın kaldırılması talebidir.

İçindekiler

Hangi Nafaka Türleri Kaldırılabilir?

Her nafaka türü, belirli koşullar oluştuğunda mahkeme kararıyla tamamen kaldırılabilir. Bu kapsamda kaldırılması talep edilebilecek nafaka türleri şunlardır:

  • Yoksulluk Nafakası
  • İştirak Nafakası (çocuğun ergin olması veya ihtiyaçlarının ortadan kalkması)
  • Tedbir nafakası, boşanma kararı ile birlikte sona ermektedir.
  • Yardım Nafakası

Ancak en sık karşılaşılan ve uygulamada dava konusu olan nafaka türü, yoksulluk nafakasıdır.

Nafakanın Kaldırılması Mümkün Müdür?

Boşanma sonrası taraflar arasında kurulan mali denge, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle değişebilir. Nafaka da bu dengenin önemli bir unsurudur. Ancak nafaka ödemesi, bir kere hükmedildiğinde mutlak suretle süresiz devam etmek zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu, belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde nafakanın kaldırılmasına imkân tanımaktadır. Bu durum, tarafların değişen yaşam koşullarına göre nafaka kararını yeniden değerlendirme imkânı sağlar.

Yoksulluk Nafakası İçin Kaldırma Sebepleri

En çok kaldırılma talebine konu olan nafaka türü yoksulluk nafakasıdır. Bu nafakanın kaldırılabilmesi için, aşağıdaki durumlardan birinin veya birkaçının gerçekleşmesi gerekir:

  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi: Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre, nafaka alacaklısı yeniden evlenirse, yoksulluk nafakası otomatik olarak son bulur.
  • Fiilî birliktelik kurulması (evli gibi yaşama): Taraflardan biri evlenmese dahi başka biriyle evliymiş gibi birlikte yaşıyorsa, bu da nafakanın kaldırılması sebebi olabilir. Ancak bu iddianın tanıkla veya başka somut delillerle ispatlanması gerekir.
  • Maddi durumun iyileşmesi: Nafaka alacaklısı işe girerse, düzenli gelir elde etmeye başlarsa veya başka bir şekilde ekonomik yönden güçlenirse (örneğin miras kalması, taşınmaz edinmesi vb.) halinde yoksulluk durumu ortadan kalkacağından, nafakanın kaldırılması için uygun bir gerekçe oluşur.
  • Nafaka borçlusunun ödeme gücünün azalması: Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hâle gelmesi ya da gelirinin ciddi şekilde azalması, hâkimin nafakayı yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
  • Tarafların karşılıklı rıza gösterip nafakanın kaldırılması üzerinde anlaşması ile mahkemeye başvurarak bu konuda hüküm çıkarılabilir. Ancak mahkeme yine de tarafların durumunu denetler.

İştirak Nafakası İçin Kaldırma Sebepleri

İştirak nafakası çocuğun bakımı ve eğitimi için ödenir. Bu nafakanın kaldırılabilmesi için ise:

  • Çocuğun 18 yaşını doldurması ve eğitim hayatını sürdürmemesi,
  • Çocuğun gelir elde etmeye başlaması,
  • Çocuğun evlenmesi veya kendi ailesinden bağımsız bir hayat kurması

gibi koşullar aranır. Bu durumda, iştirak nafakası sona erdirilebilir.

Yardım Nafakasında Kaldırma Halleri

Aile bağından kaynaklanan yükümlülüklerle ödenen yardım nafakası ise, genellikle altsoy veya üstsoydan bir kişinin yoksulluğu nedeniyle gündeme gelir. Ancak yardım nafakasına konu olan kişinin:

  • Gelir elde etmeye başlaması,
  • Destek ihtiyacının ortadan kalkması,
  • Malvarlığı edinmesi

gibi gelişmeler de yardım nafakasının kaldırılması için gerekçe teşkil edebilir.

Kaldırma Talebi Kendiliğinden Geçerli Olur mu?

Hayır. Nafaka, evlilik gibi bir kişisel durumla doğrudan ilgili olduğundan, kendiliğinden sona ermez (nafaka alıcısının evlenmesi dışında). Nafakanın kaldırılmasını isteyen tarafın Aile Mahkemesi’ne başvurarak dava açması gerekir. Aksi takdirde ödemeler yasal yükümlülük olarak devam eder. Yani nafaka ödemek istemeyen taraf, dava açmadan bu sorumluluktan kurtulamaz ve ödeme yapmadığı her ay için icra takibine ve faize maruz kalabilir.

Nafakanın Kaldırılması Davasında Hangi Gerekçeler Öne Sürülür?

Nafakanın Kaldırılması Davasında Hangi Gerekçeler Öne Sürülür

Boşanma sonrası hükmedilen nafaka, her ne kadar mahkeme kararıyla belirlenmiş bir yükümlülük olsa da zaman içerisinde bu yükümlülüğü anlamsız hâle getirecek yeni durumlar ortaya çıkabilir. İşte bu gibi hâllerde nafakanın kaldırılmasını isteyen taraf, mahkemeye başvurarak nafakanın sona erdirilmesini talep edebilir. Ancak bu talebin kabul edilebilmesi için bazı haklı ve hukuken geçerli gerekçelere dayanması gerekir.

Mahkeme, nafakanın kaldırılmasına karar verirken yalnızca ileri sürülen iddiaları değil, bu iddiaların ispatlanma gücünü de dikkate alır. Dolayısıyla gerekçelerin somut, belgelenebilir ve mevcut hukuki içtihatlarla uyumlu olması şarttır.

Aşağıda, uygulamada en çok kabul gören kaldırma gerekçeleri başlıklar hâlinde açıklanmıştır:

1. Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi

Türk Medeni Kanunu uyarınca, nafaka alan kişi evlenirse yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Bu durumda dava açılmasına gerek yoktur; ancak nafaka ödemeye devam eden taraf, yaptığı ödemelerin iadesini isteyebilir. Genellikle bu durum, resmi belgeler, nüfus kayıtları ya da tanık ifadeleriyle kanıtlanır.

2. Fiilen Evlilik Benzeri Bir İlişki Kurulması

Nafaka alacaklısı evlenmemiş olsa bile, eğer bir başkasıyla evliymiş gibi birlikte yaşıyorsa, bu da nafakanın kaldırılması için yeterli görülebilir. Ancak bu durum, mahkemece doğrudan kabul edilmez; mutlaka somut delillerle ispat gerekir. Örneğin birlikte yaşandığını gösteren sosyal medya içerikleri, tanık beyanları, adres kayıt belgeleri veya aynı evde çekilmiş fotoğraflar sıklıkla dosyaya sunulur.

3. Nafaka Alacaklısının Gelir Elde Etmeye Başlaması

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucu maddi durumu kötüleşecek olan eş için verilir. Nafaka alan kişi daha sonra sürekli bir iş sahibi olur, ticari bir işe başlar veya kira ya da faiz geliri elde etmeye başlarsa, nafaka ihtiyacının sona erdiği gerekçesiyle nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Bu durumda sunulabilecek belgeler arasında; SGK hizmet dökümü, vergi levhası, kira kontratları ve banka kayıtları yer alır.

4. Nafaka Borçlusunun Ekonomik Gücünün Zayıflaması

Nafaka ödemekle yükümlü olan tarafın ödeme gücünde meydana gelen olumsuz gelişmeler de nafakanın kaldırılmasına gerekçe olabilir. Örneğin işsiz kalmak, maaşının ciddi oranda düşmesi, iflas etmek, kronik bir hastalık nedeniyle çalışamaz duruma gelmek gibi hâller nafaka yükümlülüğünü orantısız ve sürdürülemez hâle getirebilir. Bu durumda, sağlık raporları, işten çıkış belgeleri, icra kayıtları, borç dökümleri delil olarak sunulabilir.

5. Çocuğun Ergin Olması ve Kendi Geçimini Sağlaması

İştirak nafakasına konu olan çocuk ergin olmuş ve kendi geçimini sağlayacak bir gelir elde etmeye başlamışsa, artık nafaka gereksiz hâle gelir. Ayrıca çocuğun evlenmesi, eğitimi tamamlaması veya çalışmaya başlaması da nafaka yükümlülüğünü sona erdirebilir. Bu tür davalarda çocuğun gelir belgeleri, diploma örnekleri veya sosyal güvenlik kayıtları mahkemeye sunulmalıdır.

6. Miras Yoluyla veya Bağışla Mal Edinilmesi

Nafaka alacaklısı miras yoluyla malvarlığı kazanmışsa ya da yüksek değerli bir bağış almışsa, artık yoksulluk hâli ortadan kalkmış olabilir. Bu tür varlık edinimleri nafakanın sona erdirilmesine yol açabilir. Tapu kayıtları, miras paylaşım tutanakları veya banka dekontları bu noktada dikkate alınan belgeler arasında yer alır.

7. Tarafların Karşılıklı Anlaşması

Nafaka ödeyen ve nafaka alan taraf, aralarında anlaşarak nafaka yükümlülüğünü sona erdirmek isteyebilir. Ancak bu anlaşma, mutlaka mahkeme kararıyla geçerlilik kazanır. Tarafların tek başına imzaladığı protokoller, resmî karar olmadan nafakayı sona erdirmez. Mahkemeye birlikte başvurularak anlaşmanın onaylanması gerekir.

Nafakanın Kaldırılması İçin Dava Açma Süreci

Boşanma sonrası hükmedilen nafaka, taraflardan birinin maddi dengesini korumak amacıyla verilse de zamanla tarafların gelir-gider durumu, ailevi koşulları ve sosyal yaşantıları değişebilir. Bu değişiklikler, nafakanın artık gerekli olmadığı bir durumu ortaya çıkarabilir. Böyle bir durumda nafaka borçlusunun yapması gereken, nafakanın kaldırılması talebiyle dava açmaktır. Nafaka, yasal bir hak olduğu için sadece mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Aşağıda bu dava süreci, adım adım, Türk Medeni Kanunu ve uygulamadaki içtihatlara uygun biçimde açıklanmıştır:

1. Dava Açma Yetkisi Kimdedir?

Nafakanın kaldırılmasını talep etme hakkı, nafaka ödemekle yükümlü olan kişiye aittir. Bu kişi, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası veya yardım nafakası fark etmeksizin, şartların değiştiğini öne sürerek mahkemeye başvurabilir. Nafaka alan kişinin bu tür bir dava açma hakkı yoktur; çünkü kaldırma talebi ancak nafaka borçlusunun lehine düzenlenmiştir.

2. Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Nafakanın kaldırılması davasında görevli mahkeme, Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi olmayan bölgelerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri “aile mahkemesi sıfatıyla” bu tür davaları görür. Yetki bakımından ise: Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Uygulamada genellikle nafaka ödeyen kişi, kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açar.

3. Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Nafakanın kaldırılmasını talep eden taraf, nafakanın artık gerekli olmadığını açık ve somut gerekçelerle ortaya koyan bir dava dilekçesi sunmalıdır. Dilekçede şu unsurlar yer almalıdır:

  • Nafaka türü (yoksulluk, iştirak, yardım)
  • Hangi kararla nafakaya hükmedildiği (mahkeme adı, esas ve karar numarası)
  • Nafakanın neden kaldırılmak istendiği
  • Aile Mahkemesi olmayan bölgelerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri “aile mahkemesi sıfatıyla” bu tür davaları görür.
  • Sunulacak belgelerin listesi

Dava dilekçesinin tam, net ve hukuki terimlere uygun şekilde hazırlanması, mahkemenin dosyayı sağlıklı inceleyebilmesi için büyük önem taşır.Bu nedenle bir avukat desteğiyle hazırlanması tavsiye edilir.

4. Delillerin Sunulması

Nafakanın kaldırılması, soyut iddialarla değil; somut ve belgelenebilir delillerle ispatlanmalıdır. Bu delillerden bazıları şunlardır:

  • SGK kayıtları (nafaka alıcısının işe girdiğini gösteren)
  • İkametgâh belgeleri (fiilî birlikteliği göstermek için)
  • Fotoğraflar, sosyal medya çıktıları
  • Tapu kayıtları, kira kontratları
  • Sağlık raporları (nafaka borçlusunun çalışamaz durumda olduğunu göstermek için)
  • Tanık beyanları
  • Miras belgeleri veya bağış dekontları

Mahkeme, bu delilleri değerlendirerek nafakanın kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verir.

5. Karar Süreci ve Uygulama

Mahkeme, sunulan delilleri ve taraf beyanlarını dikkate alarak şu şekilde karar verebilir:

  • Nafaka tamamen kaldırılır
  • Nafaka miktarı azaltılır
  • Nafakanın devamına karar verilir

Eğer nafaka kaldırılırsa, karar kesinleştikten sonra nafaka borçlusu artık ödeme yapmak zorunda değildir. Mahkeme kararının kesinleşmesinden önce yapılan nafaka ödemeleri, hukuken geçerliliğini korur.

6. Kararın Kesinleşmesi ve İcra Uygulaması

Mahkeme kararı kesinleştikten sonra, bu karar ilamlı icraya uygun hâle gelir. Nafaka borçlusu, artık ödeme yükümlülüğünden kurtulmuş olur. Eğer nafaka alacaklısı mahkeme kararına rağmen icra işlemi başlatırsa, borçlu taraf karar örneğine dayanarak icra takibine itiraz edebilir ve gerekirse menfi tespit davası açmak zorunda kalabilir.

Nafakanın kaldırılması için dava açma süreci, belirli usul kurallarına ve ciddi delil şartlarına bağlıdır. Süreç her ne kadar bireysel başvuru ile ilerlese de hukuki hata yapılması hâlinde nafaka ödemesi yıllarca gereksiz şekilde devam edebilir. Bu sebeple, dava dilekçesinin hazırlanmasından delillerin sunumuna kadar her aşamanın, uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşır.

Nafaka Kaldırma Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Nafaka Kaldırma Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır

Boşanma sonrası hükmedilen nafaka, çoğu zaman uzun yıllar boyunca devam eden bir ödeme yükümlülüğüdür. Ancak zaman içerisinde tarafların mali durumlarında ve sosyal hayatlarında yaşanan değişiklikler, bu yükümlülüğün artık gereksiz hâle gelmesine yol açabilir. Bu durumda nafaka borçlusu, nafakanın kaldırılması için dava açma hakkına sahiptir. Ancak bu noktada en çok merak edilen konulardan biri de şudur: “Nafaka Kaldırma davası ne kadar sürede sonuçlanır?”

Her hukuk sürecinde olduğu gibi, nafaka kaldırma davalarının sonuçlanma süresi de birçok değişkene bağlıdır. Tüm belirleyici unsurlar, sahadaki yansımalarıyla beraber ayrıntılı biçimde ortaya konulmuştur.

1. Dosyanın Hangi Mahkemede Görüldüğü

Nafakanın kaldırılması davaları, Aile Mahkemeleri’nde görülür. Büyükşehirlerdeki mahkemelerde dosya yoğunluğu fazladır ve bu da duruşmalar arasındaki sürelerin uzamasına neden olur. Örneğin; İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerde bir duruşma aralığı 4 ila 6 ay arasında değişebilirken, daha küçük şehirlerde bu süre 1 ila 2 ay olabilir.

2. Tarafların İddialarının Niteliği ve Delil Durumu

Dava dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerin güçlü ve açık olması, ayrıca bu gerekçelerin somut delillerle desteklenmesi, yargılamayı hızlandırır. Örneğin; nafaka alacaklısının evlendiği veya düzenli bir gelire kavuştuğu resmî belgelerle net bir şekilde ortaya konulmuşsa, dava genellikle tek celsede sonuçlanabilir. Ancak iddialar karmaşıksa, tanık dinlenmesi gerekiyorsa veya taraflar belgeleri eksik sunuyorsa, dava süreci uzar.

3. Tanık Sayısı ve Bilirkişi İncelemesi

Bazı nafaka kaldırma davalarında, fiilî birliktelik iddiası veya iş gücü kaybı gibi konular söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda tanık dinlenmesi ya da gerekirse bilimsel rapor (bilirkişi incelemesi) alınması gerekebilir. Bu da dosyanın sonuçlanma süresini 3 ila 6 ay kadar uzatabilir.

4. Tarafların Uyuşmazlık Düzeyi

Taraflar arasında ciddi bir anlaşmazlık varsa ve karşı taraf tüm iddialara karşı çıkıyorsa, davanın çekişmeli ilerlemesi kaçınılmaz olur. Bu durumda karşı tarafın cevap süresi, delil sunma süresi ve itirazları da süreci etkiler. Anlaşmalı süreçlerde mahkeme daha kısa sürede karar verirken, çekişmeli davalarda duruşma sayısı artabilir.

5. İstinaf Süreci

İlk derece mahkemesi nafakanın kaldırılmasına karar verdiğinde, nafaka alacaklısı bu karara istinaf yoluyla itiraz edebilir. İstinaf süreci, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gitmesiyle başlar. Bu aşama dosyanın içeriğine göre ortalama 6 ila 12 ay sürebilir. Eğer dosya istinafa gitmez ya da itiraz edilmezse, karar yaklaşık 2-4 ay içinde kesinleşir.

Nafakanın Kaldırılması Davasında Ortalama Süre Ne Kadardır?

Tüm bu etkenler göz önüne alındığında, nafaka kaldırma davası ortalama 6 ila 18 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak;

  • Belgeler eksiksiz sunulmuşsa,
  • Taraflar anlaşmaya yakınsa,
  • Dava, iş yoğunluğu az olan bir mahkemede açılmışsa,

Uygun koşullarda, işlemler 3 ila 6 ay gibi sınırlı bir sürede tamamlanabilir.

Nafaka kaldırma davasının süresi, sadece yasal takvimle değil; aynı zamanda tarafların hazırlık seviyesi ve mahkemeye sunulan delillerin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, dava sürecine başlamadan önce profesyonel bir hukuk desteği almak hem sürecin hızlanmasını hem de sonucun lehe olmasını sağlayabilir.

Nafakanın Kaldırılması Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma sonrası hükmedilen nafaka, her zaman hayat boyu sürecek bir yükümlülük anlamına gelmez. Değişen yaşam koşulları ve ekonomik durumlar, nafakanın kaldırılmasını mümkün kılabilir. İşte bu sürece dair sıkça yöneltilen sorular ve detaylı yanıtları:

1. Nafakanın kaldırılması mümkün müdür?

Evet. Türk Medeni Kanunu’na göre, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında önemli değişiklikler meydana gelmişse, nafakanın kaldırılması için dava açmak mümkündür. Mahkeme, bu değişiklikleri dikkate alarak karar verir.

2. Nafaka kaldırma davasını kim açabilir?

Bu davayı yalnızca nafaka borçlusu, yani nafaka ödemekle yükümlü kişi açabilir. Nafaka alacaklısının böyle bir talepte bulunma hakkı yoktur. Ancak alacaklı, davaya davalı olarak katılır ve kendini savunabilir.

3. Nafakanın kaldırılması için evlenme şart mıdır?

Nafaka alan tarafın tekrar evlenmesi, nafaka yükümlülüğünün sona ermesi sonucunu doğurur; bu durum için ayrı bir karar alınmasına gerek yoktur. Ancak nafaka alacaklısı evlenmemiş olsa da,

  • Fiilî evlilik yaşaması,
  • Düzenli ve yeterli bir gelir elde etmesi,
  • Sosyal yardım alan kişinin artık nafakaya muhtaç olmadığı kabul edilerek nafakanın kaldırılması gündeme gelebilir.

4. Nafaka kaldırma davası ne kadar sürer?

  • Bu tür davaların süresi, mahkemenin yoğunluğuna ve dosyadaki delil durumuna göre değişmekle birlikte, genellikle 6 ay ile 18 ay arasında sonuçlanmaktadır. Kararın istinaf edilmesi durumunda, yargılama süreci daha da uzun sürebilir.

5. Nafaka kaldırma davasında hangi deliller sunulabilir?

Mahkemeye sunulabilecek deliller arasında:

  • SGK kayıtları,
  • Maaş bordroları,
  • Sosyal medya çıktıları,
  • Tanık beyanları,
  • Taşınmaz kayıtları,
  • Banka hareketleri gibi belgeler yer alır.

Mahkeme, somut delillere göre değerlendirme yapar; soyut iddialar yeterli görülmez.

6. Nafaka kaldırma davası açıldığında ödeme durur mu?

Hayır. Dava sürecinde mahkeme tarafından aksi bir karar verilmedikçe, nafaka ödemeye devam edilmelidir. Ancak dava sonucunda nafaka kaldırılırsa, kararın kesinleştiği tarihten itibaren ödeme yükümlülüğü sona erer.

7. Nafaka kaldırma davası devam ederken nafaka artırımı davası açılabilir mi?

Doğru, nafaka alan kişi mahkemeye başvurarak nafaka tutarının artırılmasını talep edebilir. Bu durumda mahkeme, her iki talebi birlikte değerlendirerek hangisinin haklı olduğuna karar verir.

8. Nafaka alacaklısı kendi işini kurarsa nafaka kalkar mı?

Mahkeme, kişinin herhangi bir gelir elde edip etmediğini ve bu gelirin yoksulluk sınırının üzerinde olup olmadığını değerlendirir. Nafaka alacaklısı düzenli bir gelir sahibi olmuş ve yoksulluk durumu ortadan kalkmışsa, nafaka ödemesi sona erdirilebilir.

9. Mahkeme nafakayı tamamen kaldırmak zorunda mıdır?

Hayır. Mahkeme, tarafların durumuna göre:

  • Nafakayı tamamen kaldırabilir,
  • Miktarını azaltabilir ya da
  • Devamına karar verebilir.

Karar, her somut olayın kendi şartlarına göre verilir.

10. Nafakanın kaldırılması kararı kesinleşmeden icra takibi durur mu?

Nafaka alacaklısı, karar kesinleşmeden de icra yoluyla nafaka talebinde bulunabilir. Nafaka borçlusu ise itiraz ve durdurma talepli dilekçeyle icra müdürlüğüne başvurabilir, ancak sonuç alınması için kararın kesinleşmiş olması gerekir.

Nafaka ödemesi, yalnızca mahkeme kararıyla sonlandırılabilecek önemli bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun sona erdiği hallerde başvurulacak yasal çözüm, nafakanın kaldırılması için açılan davadır. Ancak bu davanın başarılı sonuçlanabilmesi, sunulacak delillerin yeterliliğine ve mahkemeye yapılan başvurunun usule uygunluğuna bağlıdır. Bu nedenle, nafaka kaldırma davalarında deneyimli bir aile hukuku avukatından destek alınması, hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir