Boşanma Davasında Evin Kirasını Kim Öder

Boşanma Davasında Evin Kirasını Kim Öder?

Boşanma süreci, yalnızca duygusal bir ayrılık değil; aynı zamanda tarafların ekonomik, sosyal ve barınma düzenlerinin yeniden şekillendiği karmaşık bir dönemdir. Taraflar arasında en sık gündeme gelen sorulardan biri de “boşanma sürecinde evde kim kalır?” sorusudur. Özellikle aile konutu niteliğindeki evde, kira sözleşmesinin kimin adına olduğu, çocukların velayeti, eşlerin ekonomik durumları gibi pek çok unsur mahkeme kararını doğrudan etkiler.

Bu yazımızda, boşanma davası sırasında evde oturma hakkı, kiracı olmayan eşin konuttaki durumu, geçici konut tahsisi, nafaka ve kira sorumluluğu gibi konuları ayrıntılı biçimde ele alacağız.

1. Boşanma Davasında Evde Kimin Kalacağı Nasıl Belirlenir?

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakimin tarafların barınmasına, geçimine ve mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemler alabileceğini düzenler.
Bu kapsamda, mahkeme süresi boyunca eşlerden birine ortak konutta kalma hakkı tanınabilir.

Hakim bu kararı verirken şu ölçütleri dikkate alır:

  • Boşanmaya sebep olan olaylarda kusur durumu,
  • Eşlerin ekonomik koşulları,
  • Müşterek çocukların üstün yararı,
  • Tarafların barınma imkânları.

Örneğin; çocukların velayeti annedeyse ve annenin başka bir konutu yoksa, hakim genellikle aile konutunun annenin kullanımına tahsisine karar verir.

Önemli not: Evin tapusunun kimin üzerine kayıtlı olduğu, bu aşamada tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, mülkiyetten bağımsız olarak kullanım hakkını geçici olarak bir eşe tanıyabilir.

2. Boşanma Sürecinde “Aile Konutu” Kavramı

Aile konutu, evli çiftin ortak yaşamlarını sürdürdükleri, anılarını paylaştıkları, fiilen birlikte yaşadıkları yerdir. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi, aile konutunu koruma altına almıştır.

Bu maddeye göre:

“Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.”

Yani; konut eşlerden birinin mülkiyetinde veya kiracılığında olsa bile, diğer eşin açık rızası olmadan satılamaz, devredilemez veya feshedilemez.

Aile konutu korumasının amacı, boşanma sürecinde mağdur eşin ve çocukların barınma hakkını güvence altına almaktır.

3. Ev Kira İse: Kiracı Olmayan Eşin Hakları

Ev Kira İse Kiracı Olmayan Eşin Hakları

Boşanma sürecinde ev kiralık ise ve kira sözleşmesi yalnızca bir eşin üzerine yapılmışsa, diğer eşin durumu da kanunen güvence altındadır.
TMK 194/son fıkra bu konuda çok nettir:

“Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.”

Yani kiracı olmayan eş, ev sahibine yapacağı yazılı bildirimle kira sözleşmesinin tarafı haline gelir.
Bu durumda artık:

  • Kiracı olan eş, tek başına kira sözleşmesini feshedemez.
  • Kiralayan (ev sahibi), fesih bildirimlerini her iki eşe ayrı ayrı göndermek zorundadır.
  • Her iki eş de kira bedelinden müteselsilen sorumlu olur.

Bu bildirim, boşanma süreci devam ederken yapılabilir ve ev sahibinin buna karşı çıkma hakkı yoktur.

Örnek:
Merve ve Selim evlidir. Kira sözleşmesi Selim’in üzerindedir. Boşanma davası sırasında Merve, çocuklarıyla evde kalmaya devam eder. Merve, ev sahibine yazılı bildirim göndererek sözleşmenin tarafı haline gelir. Artık kira bedelinden her iki eş de sorumludur ve Selim evi tek taraflı olarak boşaltamaz.

4. Geçici Tedbir Olarak Evin Tahsisi

Boşanma davası devam ederken hâkim, TMK 169 gereği konutun taraflardan birine tahsisine karar verebilir. Bu karara “geçici tedbir kararı” denir.

Geçici tedbir kararı, dava sonuna kadar geçerli olur ve şu amaçlara hizmet eder:

  • Mağdur eşin barınma hakkını korumak,
  • Çocuğun düzeninin bozulmasını önlemek,
  • Taraflar arasında şiddet veya gerginlik varsa bunu engellemek.

Eğer konut kira ise, hâkim bu durumda konutta kalacak eşe kiracı sıfatı tanıyabilir ve kiralayanın haklarını güvence altına alacak şekilde düzenleme yapar.
Bu durum TMK 254/4 hükmünde açıkça yer almaktadır.

5. Boşanma Sürecinde Eşin Evden Çıkarılması Mümkün mü?

Boşanma Sürecinde Eşin Evden Çıkarılması Mümkün mü

Bazı durumlarda taraflardan biri, diğerinin evi terk etmesini isteyebilir.
Ancak hiçbir eş, mahkeme kararı olmadan diğerini aile konutundan çıkaramaz.

Bunun tek istisnası, şiddet veya tehdit durumlarıdır.
Bu hallerde 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun devreye girer.

Hâkim, bu kapsamda “önleyici tedbir” kararıyla:

  • Şiddet uygulayan eşin müşterek konuttan uzaklaştırılmasına,
  • Konutun mağdur eşe tahsis edilmesine,
  • Gerekirse çocuğun da koruma altına alınmasına karar verebilir.

Önemli:
Bu kararlar ihlal edilirse, ilgili eş hakkında tazyik hapsi (3–10 gün arası, tekrarı halinde 15–30 gün) uygulanabilir.

6. Boşanma Sürecinde Ev Kirası ve Faturalar Kim Tarafından Ödenir?

Boşanma sürecinde konutta kalan taraf, kira ve faturaları ödemekle yükümlüdür.
Ancak eğer ekonomik olarak zorluk yaşıyorsa, mahkemeden tedbir nafakası talep edebilir.

Hakim, tarafların gelir durumlarını inceleyerek, kira bedelini karşılayamayacak durumda olan eşe nafaka ödenmesine hükmedebilir.
Böylece mağdur taraf, hem konutta kalmaya devam eder hem de yaşam giderlerini karşılayabilir.

Uyarı:
Kira sözleşmesi diğer eşin üzerine olsa bile, evde kalan taraf kirayı ödemezse ev sahibi tahliye davası açabilir.
Bu nedenle kiracı olmayan eşin, mutlaka ev sahibine bildirim yaparak sözleşmeye taraf olması gerekir.

7. Aile Konutu Şerhi ve Tapu Üzerindeki Koruma

Aile Konutu Şerhi ve Tapu Üzerindeki Koruma

Eğer konut, taraflardan birinin mülkiyetindeyse, diğer eş tapu müdürlüğüne başvurarak “aile konutu şerhi” koydurabilir.
Bu şerh sayesinde:

  • Ev, diğer eşin rızası olmadan satılamaz, devredilemez veya ipotek edilemez.
  • Üçüncü kişilere karşı aile konutu niteliği görünür hale gelir.

Aile konutu şerhi için eşin malik olması şart değildir; malik olmayan eş de şerh talebinde bulunabilir.
Bu şerh, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 11.06.2002 tarihli 2002/7 sayılı genelgesinde açıkça düzenlenmiştir.

8. Boşanma Sürecinde Çocuğun Durumu

Hakim, konutta kimin kalacağına karar verirken öncelikle çocuğun menfaatini dikkate alır.
Yargıtay kararlarında da açıkça vurgulanmıştır:

Bu sebeple, çocuğun velayeti kimdeyse, konut genellikle o tarafa tahsis edilir.

9. Boşanma Sürecinde Ev Satılabilir mi?

Eğer konut üzerinde aile konutu şerhi varsa, malik eş evi tek taraflı olarak satamaz.
Aksi halde yapılan satış işlemi geçersiz sayılabilir.
Şerh olmasa bile, diğer eş bu duruma karşı aile konutu şerhi davası açabilir.

Bu dava sonucunda mahkeme, taşınmazın aile konutu olduğunu tespit ederse, yapılan satış işleminin iptaline karar verebilir.

Detaylı bilgi için Resmî Gazete – Türk Medeni Kanunu m.194 bağlantısını inceleyebilirsiniz.

10. Boşanma Kesinleşince Evde Kalma Hakkı Sona Erer mi?

Evet. TMK 194’ün koruması evlilik birliği sona erdiğinde kendiliğinden ortadan kalkar.
Ancak mahkeme, boşanma hükmüyle birlikte konutun bir eşe tahsisine karar vermişse, bu karar süresince hak devam eder.

Boşanma sonrası konutta kalmak isteyen taraf, TMK 254. madde kapsamında “kalma hakkı” veya “oturma hakkı” talep edebilir.
Hakim, eşlerin ekonomik ve sosyal durumuna göre belirli bir süreyle bu hakkı tanıyabilir.

11. Boşanma Sürecinde Kiracı Olmayan Eş İçin Örnek Bildirim

Kiracı olmayan eşin sözleşmeye dahil olması için yapması gereken örnek ihtarname aşağıdaki gibidir:

NOTERLİK MAKAMINA

Konu: TMK m.194 ve TBK m.349 uyarınca kira sözleşmesine taraf olma bildirimi

Tarafınızca kiralanan taşınmaz, aile konutu olarak kullanılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca, kira sözleşmesine taraf olma irademi bildirir; eşimle birlikte müteselsilen sorumlu olduğumu kabul ederim.

Saygılarımla,
(Ad, Soyad, İmza, Tarih)

Bu yazılı bildirim, kiracı olmayan eşin konuttaki haklarını güvence altına alır ve olası hak kayıplarının önüne geçer.

12. Avukat Desteğinin Önemi

Avukat Desteğinin Önemi

Boşanma sürecinde aile konutu, kira sözleşmesi, tahsis kararı ve nafaka gibi konular birbiriyle bağlantılıdır.
Bu nedenle sürecin başından itibaren aile hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması büyük önem taşır.

Küçük bir hata —örneğin bildirim yapılmaması, aile konutu şerhinin unutulması veya nafaka talebinin eksik sunulması— ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Profesyonel bir ankara boşanma avukatı, yalnızca dava dilekçesinin hazırlanmasında değil;

  • geçici tedbirlerin talebinde,
  • kira sözleşmesinin uyarlanmasında,
  • delil toplanmasında ve
  • duruşma sürecinde temsil noktasında da rehberiniz olacaktır.

Detaylı bilgi için Yargıtay Başkanlığı Resmî Sitesi üzerinden ilgili içtihatları inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. Boşanma davası açıldığında eşlerden biri evi terk etmek zorunda mı?

    Hayır. Boşanma davası açılması, eşlerin otomatik olarak evden ayrılmalarını gerektirmez. Ancak taraflar arasında huzursuzluk varsa, mahkeme TMK 169 uyarınca geçici tedbirle konutu bir eşe tahsis edebilir. Tahsis edilmeyen eşin evi terk etmesi gerekir.

  2. Boşanma davası devam ederken aynı evde yaşamak boşanma kararını etkiler mi?

    Evet, etkileyebilir. Yargıtay uygulamasına göre, boşanma davası devam ederken eşlerin birlikte yaşamaya devam etmesi, evlilik birliğinin “temelden sarsılmadığı” yönünde yorumlanabilir. Bu nedenle, çekişmeli boşanma davası sürecinde tarafların aynı evde yaşamaya devam etmesi genellikle tavsiye edilmez.

  3. Boşanma sürecinde evde kim kalacağına kim karar verir?

    Bu kararı Aile Mahkemesi hakimi verir. Hakim, tarafların ekonomik durumu, çocukların velayeti, barınma ihtiyacı ve olayların gelişimi gibi unsurları değerlendirir. Gerekiyorsa geçici tedbir kararıyla konutu bir tarafa tahsis eder.

  4. Eşim boşanma davası açtı, beni evden çıkarabilir mi?

    Hayır. Eşlerden biri, mahkeme kararı olmadan diğerini evden çıkaramaz. Ancak şiddet veya tehdit söz konusuysa, 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı alınarak şiddet uygulayan eşin konuttan çıkarılması mümkündür.

  5. Boşanma davası sürecinde evin kirasını kim öder?

    Konutun kimin kullanımına tahsis edildiğine göre değişir. Konutta kalan taraf kira ve faturaları öder; ancak gelir durumu yetersizse tedbir nafakası talep edebilir. Hakim, gerekli görürse kira bedelinin bir kısmının diğer eş tarafından ödenmesine karar verebilir.

  6. Kiracı olmayan eş kira sözleşmesine nasıl dahil olur?

    TMK 194/III hükmüne göre, kiracı olmayan eş ev sahibine yazılı bildirim yaparak kira sözleşmesinin tarafı haline gelir. Bu durumda eşler kira borcundan müteselsilen sorumlu olur ve ev sahibi artık fesih veya ödeme bildirimlerini her iki eşe ayrı ayrı yapmak zorundadır.

  7. Boşanma sürecinde konut eşin mülküyse yine de diğer eş evde kalabilir mi?

    Evet. Konutun tapusu yalnızca bir eşin adına olsa bile, aile konutu niteliği taşıdığı sürece diğer eşin rızası olmadan satılamaz veya devredilemez. Mahkeme, barınma ihtiyacına göre evi mülkiyet sahibine değil, mağdur olana tahsis edebilir.

  8. Boşanma davası bitince aile konutu hakkı devam eder mi?

    Genel kural olarak hayır. Boşanma kararı kesinleştiğinde TMK 194’ün sağladığı koruma sona erer. Ancak mahkeme, kararında belirli bir süre için evin kullanım hakkını bir eşe tanıyabilir. Bu durumda, tahsis süresi bitene kadar hak devam eder.

  9. Eşim kira sözleşmesini tek başına feshedebilir mi?

    Hayır. Aile konutu kiracılığı durumunda kiracı olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesini feshedemez. Eğer rıza verilmezse, kiracı eş hakimin müdahalesini isteyebilir (TBK m.349).

  10. Boşanma sürecinde evde kalmayan eş kira veya gider ödemek zorunda mı?

    Hayır. Evde yaşamayan eş, yalnızca mahkeme tarafından hükmedilirse kira veya giderlere katkıda bulunur. Ancak çocukların giderleri veya nafaka yükümlülüğü varsa, bu farklı bir sorumluluktur.

Boşanma sürecinde evde kim kalacağı, tarafların anlaşmasına bağlı olarak çözülebileceği gibi, çoğu zaman mahkemenin müdahalesiyle belirlenir.
TMK 169 ve TMK 194 hükümleri, eşlerin barınma hakkını korumak için açık düzenlemeler içerir.
Konut kira ile sağlanmışsa, kiracı olmayan eşin hakları da yasal güvence altındadır.

Unutulmamalıdır ki:
Boşanma davası devam ederken alınacak doğru hukuki adımlar, hem barınma hakkınızı hem de maddi menfaatlerinizi korumanızı sağlar.
Bu nedenle sürecin her aşamasında, deneyimli bir aile hukuku avukatından destek almanız, hak kayıplarının önüne geçecektir.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir