Bir Kadın Hangi Durumlarda Boşanmak İsteyebilir

Bir Kadın Hangi Durumlarda Boşanmak İsteyebilir?

Bir Kadın Hangi Durumlarda Boşanmak İsteyebilir? Eşin Evi Terk Etmesi Boşanma Sebebi Midir? Evlilik birliğinin kurulmasının temel amacı, sevgi, güven, saygı ve ortak yaşam iradesidir. Fakat bazı durumlarda bu temel unsurlar zamanla eksilir, sarsılır ve taraflar için evlilik sürdürülemez hale gelir. Özellikle kadınlar açısından, evlilik içinde yaşanan psikolojik, ekonomik veya fiziksel baskılar, güvenin zedelenmesi ya da eşin yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınması veya yükümlülüklerini hiç yerine getirmemesi halinde boşanma kararını kaçınılmaz kılabilir. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma nedenleri genel ve özel nedenler olmak üzere açıkça düzenlenmiştir ve düzenlemeler her bir evlilikte farklı şekilde boşanma davasına konu olabilir.

Bu yazımızda, bir kadının hukuki olarak hangi şartlarda boşanma talebinde bulunabileceği; bu şartların yasal dayanakları, ülkemizdeki mahkemelerin uygulamaları ve toplumsal gerçeklikler çerçevesinde açıklanmaktadır.

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma Durumunda Kadın Ne Yapmalıdır? Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek başka biriyle duygusal veya cinsel ilişkiye girmesi halinde zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası açılmalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca zina, özel bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir. Aldatılan kadın, eşinin kendisini aldattığını öğrendikten sonra 6 ay ve her halde 5 yıl içinde dava açmalıdır; aksi halde dava hakkı düşer.

Ve ayrıca belirtmek gerekir ki affeden tarafın dava hakkı yoktur. Kadın, eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini ispatlayarak zina nedeniyle boşanma davası açabilir. Zina, güveni tamamen sarsan ve bir davranış olması nedeniyle ülkemiz mahkemeleri aldatan kişiye kusurlu bulmakta ve boşanma kararına hükmetmektedir. Aldatma eylemini kanıtlamak için delil olarak otel kayıtları, sosyal medya yazışmaları (WhatsApp, Instagram, Tik tok vs.), mesajlar veya tanık beyanları kullanılabilir.

Şiddet, Kötü Muamele ve Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası

Eşin fiziksel veya psikolojik şiddet uygulaması, kadına boşanma hakkı verir. Günümüzde ne yazık ki birçok kadın şiddete maruz kalmakta ve ne yapacağını çoğu zaman bilememektedir. Peki şiddet gören kadın ne yapmalıdır? Daha önceki yazılarımız da belirttiğimiz üzere; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında koruma kararı talep etmesi ve acilen koruma kararı alması gerekmektedir.

Evlilikte fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet gören bir kadın, eşine karşı boşanma davası açma hakkına sahiptir. Şiddet, Kötü Muamele ve Hakaret Nedeniyle boşanmaya sebebiyet verilmesi halinde söz konusu eylemleri gerçekleştiren kişi boşanmaya sebebiyet verdiği için ağır kusurlu sayılacak ve maddi, manevi tazminat ödemesine hükmedilecektir.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere ülkemizde mahkemeler, kadına yönelik şiddet, hakaret ve kötü muamele içeren bu davranışları evlilik birliğini temelden sarsan ağır bir kusur olarak değerlendirmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; şiddet yalnızca fiziksel olmak zorunda değildir, sürekli hakaret, aşağılama, tehdit, kıskançlık ve ekonomik bağımlılığa zorlanma da psikolojik şiddet kapsamına girmektedir.

Fiziksel, psikolojik veya ekonomik olarak şiddete maruz kalan kadının zaman kaybetmeksizin koruma kararı alması ve şiddet uygulayan kişiyi uzaklaştırması gerekmektedir. Keza söz konusu uzaklaştırma kararının akabinde zaman kaybetmeksizin boşanma davası açılması en sağlık sonucun alınasını sağlayacaktı.

Aile içinde şiddette maruz kalan kadının en sağlık bir biçimde boşanma ve ayrılık sürecinin yönetebilmesi için Ankara Boşanma Avukatından destek alması süreci en doğru biçimde yönetmesini sağlayacaktır.

Eşin Evi Terk Etmesi Boşanma Sebebi Midir?

Hukukumuzda terk açıkça özel boşanma nedeni olarak sayılmıştır. Eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın evi en az altı ay süreyle terk etmesi ve geri dönmemesi boşanma davası açmak için yeterli bir sebeptir. Kadın, eşinin evi terk ettiğini noter aracılığıyla ihtar çekerek belgelemesi gerekmektedir.

Terk nedeniyle boşanma davasında eşin evi terk ettiğini kanıtlamak için Noter aracılığıyla ihtarı süresinde çekmek ve ihtarın akabinde süresinde dava açmak gerekmektedir. Bu nedenle terke dayalı boşanma davasında Avukat ile hareket etmek oldukça önemli olup, süreci doğru yönetebilmek adına Boşanma Avukatından destek alınmasını oldukça önemlidir.

Eşin Aşırı Kıskançlık veya Kontrolcü Davranışları

Günümüzde bazı evliliklerde kadın, sürekli denetim altında tutulmaya çalışılmak, kısıtlanmaya ve arkadaş çevresinden izole edilmeye çalışılmaktadır. Söz konusu davranışlar, kadının kişisel özgürlüğünü ve psikolojik sağlığına açıkça zarar vermektedir.

Kısaca bahsettiğimiz bu davranışlara maruz kalan kadın Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca, evlilik birliğinin temelden sarsılması halinde kadın boşanma talebinde bulunabilir. Mahkemeler, kadının özgürlüğünü kısıtlayan davranışları ağır kusur olarak değerlendirmekte ve genellikle kadını haklı bulmaktadır.

Eşin Aile İçi Sorumluluklarını Yerine Getirmemesi

Evlilik birliği doğal olarak dayanışmayı ve eş olmanın gerektirdiği sorumlulukları almayı beraberinde getirir. Hukukumuzda kanun koyucu bu sorumlulukların yerine getirilmemesini boşanma nedeni olarak kabul etmiştir.

Bu sorumlulukları kısaca birkaç örnek vermek gerekirse; eşin, evin ihtiyaçlarına katkı sağlamaması, çocuklara karşı ilgisiz ve sevgisiz davranması, sürekli işsiz kalması ve iş arama çabası içerisinde olmaması gibi davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsan bir harekettir.

Eşin Bağımlılık (Alkol, Kumar, Madde) Sorunları

Evlilik birliğini temelden sarsacak bir diğer davranış ise alkol, kumar ve madde bağımlılığıdır.  Bu tür eylemler evlilik birliği içerisinde hem ekonomik hem de psikolojik açıdan kadını zor durumda bırakır.

Bu davranışlar kanunen evlilik birliğini sona erdirmek için yeterli davranışlardır. Kadın, eşinin bu bağımlılıkları nedeniyle sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu bağımlılıkları bırakmak için çaba göstermediğini ve aile birliğinin huzurunun bozulduğunu veya çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ispatlayarak boşanma davası açabilir.

Eşin Sadakatsiz ve Güven Sarsıcı Davranışları

Evlilik birliği içerisinde bazı hareketler güven sarsıcı davranış veya sadakatsizlik sayılabilir. Örneğin eşin sürekli başka kişilerle flörtleşmesi, gizli görüşmeler yapması veya sosyal medya üzerinden uygunsuz davranışlarda bulunması güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilir. Kadın, bu durumun kendisinde manevi çöküntüye yol açtığını ve sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğini ispatlayarak TMK 166. madde kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gerekçesiyle dava açabilir.

Ekonomik Şiddet ve Maddi Baskı

İş hayatında yer almayan bir başka ifadeyle çalışmayan kadına para vermemek, harcamalarını kısıtlamak, eğer kadın çalışıyorsa gelirine el koymak veya ekonomik olarak bağımlı hale getirmek de şiddetin bir türüdür.

Hukuki olarak bu duruma “ekonomik şiddet” olarak adı verilir. Ekonomik şiddete maruz kalan kadın, yalnızca boşanma değil, aynı zamanda maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunabilir.

İlgisizlik, Sevgisizlik ve İletişim Kopukluğu

Evlilik birliğinin sonlanmasına neden olan bir diğer unsur ise eşin sürekli ilgisiz davranması, kadının duygusal ihtiyaçlarını göz ardı edilmesi ve iletişimi kesmesi, zamanla evlilik birliğini sarsar.

Yargıtay kararlarında, uzun süreli ilgisizlik ve duygusal kopukluk kusurlu davranış olarak kabul edilmiştir. Kadın, bu durumda birlikte yaşamayı çekilmez hale getiren nedenler kapsamında boşanma talebinde bulunabilir.

Eşin Ailesinin Müdahaleleri ve Baskıları

Bazı evliliklerde sorun yalnızca eşten değil, onun ailesinden kaynaklanır. Eşinin ailesinin müdahaleleri ve baskıları nedeniyle boşanmak isteyen kadın söz konusu hususlara ilişkin olarak usulüne uygun elde edilmiş delillerle bu hususu kanıtlamalıdır.

Kayınvalide, kayınpeder veya kardeş gibi aile bireylerinin sürekli müdahalesi, kadının yaşam alanını daraltabilir. Yargıtay uygulamalarında, eşin ailesinin müdahalelerine karşı sessiz kalmak veya kadını korumamak da kusur sayılmaktadır. Bu durumda kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürerek boşanma talep edebilir.

Eşin Suç İşlemesi veya Haysiyetsiz Yaşam Sürmesi

Eşin sürekli suç işlemesi, ahlaka aykırı yaşam tarzı sürmesi veya toplumda utanç verici davranışlarda bulunması, kadının saygınlığını zedeler. Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesi, “haysiyetsiz hayat sürmeyi özel boşanma sebebi olarak düzenlemiştir. Kadın, eşinin bu davranışlarının evliliği sürdürmeyi imkânsız hale getirdiğini kanıtlayarak dava açabilir.

Eşin Akıl Hastalığı veya Sağlık Sorunları Nedeniyle Evliliğin Sürdürülmemesi

Eşin, evlilik birliğini sürdürmesini imkânsız kılan bir akıl hastalığına yakalanması halinde, kadın resmî sağlık kurulu raporuna dayanarak boşanma davası açabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, hastalığın sürekli nitelikte olması ve evlilik hayatını imkânsız hale getirmesidir. Bu durumda mahkeme, rapor ve tanık beyanları ışığında karar verir.

Eşin Sürekli Olarak Evi ve Kadını Aşağılaması

Sürekli küçümseme, hakaret, değersiz hissettirme veya kadının aile ve sosyal çevresi önünde aşağılanması da boşanma nedenleri arasındadır. Bu tür davranışlar, manevi şiddet olarak değerlendirilir. Kadın, bu davranışları delillerle ispatlayarak hem boşanma hem de manevi tazminat talep edebilir.

Kadınlar Boşanma Hakkını Kullanmaktan Çekinmemelidir

Boşanma, bir başarısızlık değil, çoğu zaman kendini koruma ve yeniden başlama cesareti anlamına gelir. Türk Medeni Kanunu, kadınların evlilik içinde maruz kaldıkları haksızlıklar karşısında hukuki koruma sağlar. Zina, şiddet, ilgisizlik, ekonomik baskı veya saygısızlık gibi durumlarda kadın hem boşanma hem de nafaka, tazminat ve velayet haklarını talep edebilir.

Kadınların bu süreçte yapmaları gereken en önemli şey, duygusal karar vermekten ziyade, haklarını bilen bir Ankara Boşanma Avukatından destek almak ve hukuki süreci bilinçli biçimde yönetmektir. Çünkü her boşanma davası, doğru stratejiyle yürütüldüğünde kadının geleceğini güvence altına alabilecek bir adımdır.

Sıkça Sorulanlar

  1. Bir kadın hangi durumlarda boşanma davası açabilir?

    Kadın, şiddet, aldatma, terk, ilgisizlik, ekonomik baskı veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumlarında boşanma davası açabilir.

  2. Boşanmak isteyen kadın hangi mahkemeye başvurur?

    Boşanmak isteyen kadın, yerleşim yerindeki aile mahkemesine başvurarak Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası açabilir.

  3. Şiddet gören kadın nasıl boşanma davası açar?

    Kadın, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı alarak ve delillerle birlikte aile mahkemesine boşanma dilekçesi sunabilir.

  4. Aldatma (zina) durumunda kadın ne yapmalı?

    Zina öğrenildikten sonra altı ay içinde dava açılmalıdır. Kadın, delillerle birlikte zina nedeniyle boşanma talebinde bulunabilir.

  5. Kadın boşanma davasında hangi haklarını talep edebilir?

    Kadın, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve mal paylaşımı haklarını boşanma davasında birlikte talep edebilir.

  6. Eşin evi terk etmesi boşanma sebebi midir?

    Evet. Eşin haksız şekilde evi terk etmesi ve geri dönmemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre boşanma sebebidir.

  7. Ekonomik şiddet gören kadın ne yapabilir?

    Kadın, ekonomik baskı gördüğünde hem nafaka hem de boşanma davası açarak haklarını yasal yollardan koruyabilir.

  8. Kadın boşanma davası sırasında çalışmıyorsa ne olur?

    Mahkeme, geçim sıkıntısı yaşamaması için kadına tedbir nafakası bağlayabilir. Bu, dava süresince ekonomik destek sağlar.

  9. Kadın boşanma davasında Avukat tutmak zorunda mı?

    Zorunlu değildir; ancak boşanma Avukatıyla çalışmak, kadının haklarının korunması açısından büyük avantaj sağlar.

  10. Boşanmak isteyen kadın hangi belgeleri hazırlamalıdır?

    Kimlik fotokopisi, evlilik cüzdanı, boşanma gerekçesini destekleyen deliller ve varsa tanık bilgileri hazırlanmalıdır.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir